Türkistan Tarihi Özeti
21 Aralık 2013  //  By:   //  TARİH, TÜRKİSTAN, YAZARLAR  //  No Comment   //   2537 Okunma

Alim Oktay Çatkal

(Ana Başlıklarıyla)

images (3)

Önsöz: Türkiye’de milli eğitim müfredat programında okutulmayan Türkistan tarihini oldukça kısa bir şekilde sunmaya çalıştık. Sitemizin “Tarih Dersleri” başlığı altında daha ayrıntılı konuları işlemeye devam edeceğiz. Bundan sonraki konu başlıkları: Türkistan Hanlıklarının Kısa Tarihi, Doğu Türkistan’da Kurulan hükûmet ve cumhuriyetler, Türkistan ve Türkiye (Osmanlı) İlişkileri, Doğu Türkistan Tarihi Mücadelesi,  Korbaşı (Basmacılık) Hareketi, 20. Asır Başında Türkistan’da Kurulan Milli Devletler, Türkistanlı Tarihi Şahsiyetler.

Harzemşahlar’ın Moğollar tarafından yıkılmasından sonra (1231) Türkistan’da Cengiz İmparatorluğu’nun bakiyesi olan Çağatay Ulusu hakimiyet kurdu. Çağatay, Cengiz’in oğullarından birisidir. Cengiz’in ölümünden sonra bu bölgeyi o idare etmiştir. Moğollar kısa zaman içerisinde Müslüman olmuşlar ve kültür olarak Türkleşmişlerdir. Çağatay Ulusu bir dönem sonra ikiye bölünmüş, Doğu Çağatay Ulusu ve Batı Çağatay Ulusu şeklinde devam etmişlerdir. Batı Çağatay Ulusu’nun hakimiyetine 1370 yılında Timur son vermiştir.

Timurlular Devleti’nin Türkistan’daki hakimiyeti 1507’ye kadar sürmüştür. 1507’de Özbekler, Timurlular’ın hakimiyetine son vermiştir. Timurluların soyundan gelen Babür ise Hindistan’a geçerek Büyük Babür İmparatorluğu’nu kurmuştur.

Doğu Çağatay Ulusu ise 1507 yılına kadar Doğu Türkistan ‘da hüküm sürmüştür. Son Doğu Çağatay hanı Ahmet Han, Özbeklere karşı yaptığı savaşta yenilmiş ve idam edilmiştir. Bu dönemden sonra Doğu Türkistan’da “Hocalar Devri” başlamıştır.

Özbek Hanlığı adını kurucusu olan Şeybani Han’ın dedesi olan Özbek Han’dan alır.

Özbek Hanlığı daha sonra Buhara Hanlığı adı altında hükümranlığına devam edecektir. Bu sırada Türkistan’ın batısında Şah İsmail tarih sahnesine çıkacaktır.  Özbek hanı Şeybani Han, 1510 tarihinde Şah İsmail tarafından yenilmiş ve öldürülmüştür. Safavi işgaline Babür de katılmış ve Türkistan’a gelmiştir. Türkistan halkının bu durumu soğuk karşılaması sonucu Babür bir daha gelmemek üzere Hindistan’a dönmüştür. Bir müddet sonra Buhara Hanlığı kendisini toparlamış ancak yine bu işgalin bir sonucu olarak bölünmek durumunda kalmıştır. Bunun sonucu olarak Hive (Harezm ) Hanlığı ortaya çıkmıştır.(1511)

Buhara Hanlığı’nda merkezi idarenin zayıfladığı bir dönemde (1709) Hokand Hanlığı ortaya çıkmıştır. Böylece hanlık 3 parçaya bölünmüş oldu: Buhara Hanlığı, Hive Hanlığı ve Hokand Hanlığı.

 Bu üç hanlık hiçbir zaman siyasi bir ittifak kuramamış, hatta zaman zaman birbirleriyle savaşmışlardır. 1557’de Astrahan’ın işgaliyle başlayan Rus istilası adım adım yaklaşmıştır. Bu üç hanlık, muhtemel Rus işgalini çok uzak bir ihtimal görmüşler ve hiçbir tedbir almamışlardır. 18. Yüzyılda dünyadaki tüm sömürgeci devletlerini taklit eden Ruslar 90 yıllık süre zarfında(1732-1822) bütün Kazak bozkırlarını istila etmişlerdir. Rus askerleri bu üç hanlığın sınır bölgelerine gelip dayandıkları zaman dahi bir ittifak oluşturamamışlardır. Ruslar bu üç hanlık arasındaki ihtilafları daha önce gönderdikleri casuslar vasıtasıyla iyi bir şekilde kullanmışlardır. Teknik üstünlüğe sahip Rus ordusuna karşı Türkistanlı mücahitler, yetmiş seneden daha uzun süre devam eden mücadelelerinden maalesef yenik ayrılmışlardır. 1853’de Akmescit, 1865’te Taşkent, 1870’te Buhara, 1876’da Kokand, 1884’de Merv işgal edilmiştir.

Bunun neticesi olarak Türkistan’da 19. Asrın sonuna gelindiğinde Kazak toprakları, Bozkır Valiliği olarak; Hokand Hanlığı ise Türkistan Valiliği olarak Rusya’ya bağlanmıştır. Buhara Hanlığı ve Hive Hanlığı ise ağır şartlar içeren anlaşmalar sonucu içişlerinde bağımsız, dışişlerinde Rusya’ya bağlı muhtar bölgeler haline getirilmiştir.

1892’de İşanlar ayaklanması ve 1916’daki Büyük Ayaklanma, Rus istilasına karşı Türkistanlıların verdiği mücadeleye birer örnektir. 1916’da 673.000 kişi öldürülmüş, 168.000 kişi Sibirya’ya sürülmüş, 300.000 kişi de hicret etmek zorunda kalmıştır. 1916 ayaklanmasının kanlı bir şekilde bastırılması Türkistanlıları yıldırmamış, hemen akabinde Korbaşılar(Basmacılar) hareketi başlamıştır.(1917-1924)

1917 devrimi sonrası Türkistan’da kısa ömürlü Milli Cumhuriyetler (Buhara Halk Cumhuriyeti, Hive Halk Cumhuriyeti, Türkistan Milli Devleti, Alaş-Orda Milli Hükümeti) kurulmuştur.

1862 den 1924 tarihine kadar Türkistan’da Rus istilasına karşı mücadele sürmüştür. 1924’te Rusya’daki sosyalist rejim yerleştikten sonra Batı Türkistan’ın bölünmesi süreci başlatılmıştır.

1925 tarihinden sonra Bozkır Valiliği, Türkistan Muhtar Bölgesi, Buhara Halk Cumhuriyeti ve Hive (Harezm) Halk Cumhuriyeti lağvedilerek  beş cumhuriyet ihdas edilmiştir. (Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan)

Doğu Türkistan’da ise Çin saldırıları 1755 yılında başlamıştır. 1755-1764 arasında 500.000 Türkistanlı katledilmiştir, buna rağmen Türkistanlıların mücadelesi devam etmiştir. 1873 yılında Yakup Bey tarafından Osmanlı Devletine bağlı olan bir hükümet ilan edildi. Yakup Bey’in ölümünden sonra birliği koruyamayan hükümet dağıldı ancak mücadele bitmedi. 1933 ve 1944’te Şarkî Türkistan İslam Cumhuriyetleri kuruldu.

Çin ve Rus saldırıları karşısında Doğu Türkistan güçsüz düşünce, bu cumhuriyetler  dağılmak zorunda kaldı. Çin işgali altında kalan Doğu Türkistan, Sincan (Sinkiang) ismiyle özerk bir bölge haline getirildi. Çin Halk Cumhuriyeti özerk bölge statüsüne tanımış olduğu kanuni hakları çiğnemek pahasına, mütecaviz tutumuna devam etmektedir.

1991 yılından itibaren Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte beş Türk Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan etti. Ekonomik ve askeri açıdan bağımsız olamamış olan bu beş cumhuriyet, dünyadaki büyük devletlerin etkisinden tam olarak kurtulabilmiş değildir. Doğu Türkistan’da ise işgalci Çin zulmüne karşı mücadele devam etmektedir.

 

 

Yorum Yapın