TÜRKİSTAN DAVASININ PRATİK REHBERİ (TÜRKÇE)
23 Aralık 2013  //  By:   //  GENEL BİLGİLER, TÜRKİSTAN  //  1 comment   //   2825 Okunma

Bismillahir Rahmanir Rahim

Türkistan Davası:

-Türkistan’da yaşayan halkların dini, ekonomik, hukuki, sosyal, eğitim vs yönden gelişmesi,

-İnsani hak ve özgürlüklere sahip olması,

-Kendi yöneticilerini seçmesi,

-İmanı kardeşlik ve İslam medeniyetinin ihyası davasıdır.

-Türkistanlılar ırkçılığı, kavmiyetçiliği ve çeşitli kabileler arasındaki çatışmaları reddederler.

Türkistan Neresidir:

Türkistan Orta Asya’da yaşayan Müslüman halkların vatanıdır. Türkistan günümüzde:

-Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Doğu Türkistan ve Afganistan’in kuzey topraklarını içermektedir.

Türkistan Davasının Esasları:

-Faydalı ilim: Doğru dini ilimler ve faydalı dünyevi ilimler.

-Sahih iman ve salih ameller.

-İmanı kardeşlik.

-Meslek sahibi olmak, helal ticaret ve ekonomik güç.

Türkistan Davasına Hizmet Edenlerin Bilmesi Gerekenler:

-İslam dininin esasları

-Çocuklar ve gençler için ilk, orta ve yüksek eğitim.

-Dünya devletleri ve İslam ümmetinin gerçekleri

-Türkistan ve İslam tarihinin önemli noktaları

İslam dininin esasları:

-Tevhit İnancı

-Farz ameller (ibadetler)

-Helal ve haramlar

-İslam hukuku ve İslami Yönetim

-İslami Ekonomi

-İslami Eğitim ve Müslüman Ailenin korunması

Tevhit İnancı:

-Allah (cc) Bir’dir, Es-Samet’ir, doğmamıştır, doğurmamıştır, zatı ve sıfatlarında eşi ve benzeri yoktur. Allah (cc) tek Rabdir, yani yaratan, yöneten, rızk veren, öldüren ve yeniden diriltecek olandır. Allah (cc) tek İlah’dır, yani kutsal olan, en çok sevilen ve korkulan, dua ve tevekkül edilen, ibadet ve itaat edilendir. Allah (cc) El-Evvel v’el- Ahir, El- Zahir v’el- Batın olandır. Allah (cc) her şeyi gören, bilen ve işitendir. Hiç bir şey Allah’a eşit ve denk değildir. Allah’a inananlar O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere de inanırlar.

Tevhidi şirk bozar:

Şirk Allah’a ortak koşmaktır, yani kişinin Allah’a inandığı halde sahte ilahlara (putlara) tapmasıdır. Allah şirki affetmez, ondan başka günahları istediği kulları için affedebilir. Şirkin (putperestliğin) çeşitleri:

Heva putuna uymak: Heva putu nefsin kötü isteklerine uyarak Allah’a ibadet ve itaati terk etmektir. İnsanların Allah’a şirk koşmasının, küfre düşmesinin ve münafık olmasının ana nedeni onların heva putuna uymasından başlar. Heva putundan korunmak nefsin tezkiyesi ile olur. Nefis tezkiyesi Kuran-ı Kerim okumak ve anlamak, ona iman etmek, onunla amel etmek, devamlı Allah’ı zikir etmek, tevbe ve istiğfar etmek, müminlerle beraber olmakla gerçekleşir.

-Tağutlara uymak: Tağut Allah’tan başka ibadet ve itaat edilen her şeydir. İslam’dan başka bütün ideoloji ve düzenler (kapitalizm, sosyalizm, faşizm, ateizm, sekülerizm, diktatörlükler vs)Tağut sayılır.

-Heykellere tapmak. Muhammed (sav) zamanında Mekke müşrikleri Lat, Üzza, Manat ismindeki putlara taparlardı.

-Ruhbanlara uymak: Ruhban “kutsal din adamı” manasına gelir.

Ruhbanlar Allah’ın (cc) helal dediğini haram, haram dediğini ise helal sayanlardır. Yine ruhbanlar gaybı bildiğini iddia eden, kutsal sayılan, Allah (cc) ve kulları arasında vasıtacı olduğu iddia edilen, masum ve hatasız kabul edilen, emirleri hatalı olsa bile tartışılmayan kimselerdir. İslam âlimlerinden dinimizi öğrenmek buna girmez. İslam âlimleri yukarıda sayılan özellikler kendilerinde bulunmadıkça ruhban sayılmazlar, onların doğru görüşlerine uyulur, hataları tenkit edilir ve düzeltilir.

-Kabirlere  tapmak, yani ölülerden yardım istemek. İslam dininde esas Allah’a inanmak ve O’ndan yardım istemek, O’na dua, ibadet ve itaat etmektir. İslam’da kabir ziyareti ancak merhumlara Allah’tan mağfiret istemek ve ölümü hatırlamak için yapılır.

-Falcılara, kahinlere, astrolojiye inanmakta şirk çeşitleridir.

Nifak (münafıklık) yalan söylemek, emanete hıyanet etmek, ahdini bozmakla olur. Bunun yanında İslam’ı ve Müslümanları sevmemek, İslam düşmanları ile Müslümanlara karşı savaşmakla insan gerçek münafık olur.

Küfür Allah’ı, Meleklerini, Kitaplarını, Peygamberlerini, Ahiret gününü ve Kaderi reddetmek, İslam’a ve Hz. Muhammaed’e (sav) hakaret etmek, Kuran ayetlerini ve hükümlerini reddetmekle, helal ve haramı reddetmekle olur.

Farz ameller (ibadetler)

-Farz ameller namaz kılmak, zekat vermek, ramazan orucunu tutmak, hacca gitmektir. Günde beş vakit namaz kılmak İslami ibadetlerin esasıdır. Kelimeyi şahadet getirdiği halde farz amelleri kılmayanlar Müslümanlardan sayılsa bilse gerçek manada mümin değillerdir.

Helal ve haramlar

-Kuran-ı Kerim’de leş, kan, domuz eti, Allah’ın adıyla kesilmeyen hayvanların eti, boğularak ve dövülerek öldürülen hayvanların etleri,  alkol ve buna benzer yiyecek ve içecekler haram kılınmıştır. Dinimizde yalan söylemek, gıybet etmek, suçsuz yere insan öldürmek, faiz yemek, hırsızlık, zina yapmak, alkol ve uyuşturucu kullanmak, Müslüman anne-babaya âsî olmak, cihattan kaçmak büyük günahlardan sayılır.

İslam hukuku ve İslami yönetim

-İslam dininde insanların dini, canı, aklı, malı, nesli, namusu ve şerefi dokunulmazdır.

-İslamda dini ve dünya hayatına ait değerler (buna siyaset alanı da dahildir) bir birini reddetmez.  İslami yönetim Müslümanların kendi Meclislerini (Şuralarını) seçmeleri ile gerçekleşir. Yönetici olmanın şartları sahih iman ve Salih ameller, doğruluk ve adaletli olmak, yönetim işinde (siyasette) ehil olmaktır. İslami toplumda halk  hukuki ve mesleki sivil örgütlerini kurabilir.

İslami ekonomi

-İslami ekonomi özel mülk edinme, girişim ve ticaret, yani helal kazanca dayanır. Malın ve paranın zekatını vermek farzdır ve zenginlik belli bir zümrenin elinde toplanmayacaktır. İslam’da faiz, rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk yasaktır.

İslami eğitim ve Müslüman ailenin korunması

-İslami eğitim dini ilimleri ve faydalı dünyevi ilimleri öğrenmektir. Dini ilimler Kuran-ı Kerim okumak ve mealini öğrenmek, tefsir, fıkıh ve hadis ilimleridir. Faydalı dünyevi ilimleri ana dili, arap dili, yabancı diller, matematik, fizik, kimi, biyoloji, tarih gibi ilimlerdir. İslam dini aileye büyük önem veriyor ve aileyi yeni Müslüman nesiller yetiştirme ocağı olarak görüyor.

Dünya devletleri ve İslam Ümmetinin gerçekleri

İki kutuplu dünya düzeni bittikten sonra yeryüzünde mücadele İslam ve onun karşıtları arasında devam etmektedir. İslam karşıtı devletler kendi aralarında menfaat çatışmalarını da sürdürmektedirler. Bu devletler Müslümanları direkt (Afganistan ve Irak gibi) ve dolaylı yoldan sömürmektedirler. Müslümanların devlet yöneticilerinin çoğu diktatörlüğü esas alarak halklara özgürce yaşam, kendi yöneticilerini seçme ve İslam topraklarında serbest dolaşma ve çalışma hakkı tanımamaktadır.

 İslam ve Türkistan tarihinin önemli noktaları

-İslam Ümmeti önce saadet asrını yaşamış, Raşit halifeler tarafından yönetilmiş, sonra Emeviler, Abbasiler ve Osmanlılar tarafından yönetilmiştir. 1924’ten sonra İslam Ümmeti birliğini kaybetmiş ve çeşitli devletlere parçalanmıştır.

-Türkistan hicri ikinci yüz yılda İslam’la şereflenmiştir. Bundan sonra Türkistan topraklarında Karahanlılar, Harezmşahlar gibi devletler oluşmuştur. Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkistanlılar buralarda Selçuklu ve Osmanlı gibi büyük devletleri kurmuşlardır. Türkistan’da Buhari ve Tirmizi gibi İslam alimleri, Biruni, Uluğbey gibi ilim dehaları yetişmiştir. 15. ve 16. yüzyılda Türkistan’da Timur ve onun aile fertleri devletler kurmuştur. 16. yüzyıldan sonra Türkistan Buhara, Hiva ve Kokand hanlıklarına bölünmüştür. 18. yüzyılın ortalarından başlayarak Ruslar Türkistan’ı esir almışlardır. 1920’lı yıllarda Türkistan’da kurulan mahalli Sovyet devletleri 1991 yılında yok olmuş ve onların yerine şimdiki bağımsız devletler ortaya çıkmıştır. Türkistan’ın önemli parçası olan Doğu Türkistan hale Çın işgali altındadır.

Türkistanlıların yardımlaşması

Sosyal yardımlaşma:

—Ekonomik olarak zor durumda olan bireylere ve aileler maddi ve erzak yardımı. Zorluklara ve musibetlere karşı dayanışma içinde olmak.

Hukuki dayanışma:

—Türkistan coğrafyasında yaşanmakta olan çeşitli baskı ve zulüm politikalarını medyada ifşa etmek, kınamak, mazlum Türkistan halklarının hukuklarını mahalli ve uluslar arası alanda savunmak, ikamet problemi olanlara kanunlar çerçevesinde yardım etmek.

Eğitimde yardımlaşma:

—Kuran kursları açmak. Üniversite talebelerine, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine ilmi ve maddi yardım etmek. Gençlere meslek edinmede yardım etmek.

Sivil toplum kurumlarının dayanışması:

—Türkistan davasına hizmet eden kardeş sivil toplum kuruluşları ile dayanışma içinde olmak, mahalli ve uluslar arası çapta ortak toplantılar, konferanslar düzenlemek

Türkistan bir devlet midir?

Günümüzde Türkistan bir devlet değildir. Bugünkü jeopolitik ve başka nedenlerden dolayı Türkistan’ın bir devlet olması da önemli değildir. Önemli olan Türkistan halkları ve devletlerinin bütün konularda işbirliğini yola koymasıdır. Öncelikle devletlerimiz arasındaki sınırların, halklarımız arasında insani ve ticari yolların açılmasıdır. Devlet yöneticilerinin birbirlerine yakınlık göstermesi, dış siyasette işbirliği yapmaları da çok önemlidir.

NOT: Bu metin Türkistanlılar için bir hatırlatmadır. İsteyen kardeşlerimiz bu konudaki fikir ve tekliflerini bize iletebilirler.

 

 

1 Comment to “TÜRKİSTAN DAVASININ PRATİK REHBERİ (TÜRKÇE)”

Yorum Yapın