Orta Asya’daki su sorununa Özbekistan desteği
20 Nisan 2017  //  By:   //  Uncategorized  //  No Comment   //   192 Okunma

Cusup Balasağın Kırgız Milli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Akeneyev, “Tacikistan, Rogun HES projesinin tamamlanmasında kendisi karar aldı. Tüm tarafların Bişkek anlaşmasına dönmesi gerek. Belge var, ancak kimse ona uymuyor” dedi

20.04.2017

Özbekistan’ın komşularıyla ilişkilerini düzeltme hamlesi Orta Asya’da uzun yıllardır devam eden su sorunundaki bir hareketlenme olarak yorumlandı.

Orta Asya’daki yok olmakta olan Aral denizini besleyen büyük nehirler Amuderya (Ceyhun) suyun yüzde 80’ni Tacikistan nehirlerinden alırken, Siriderya (Seyhun) da Kırgızistan’da doğuyor. Afganistan, Türkmenistan ve Özbekistan sınırlarında geçen Amuderya, söz konusu ülkelerin tarım arazileri için kullanılıyor. Siriderya da Özbekistan ile Kazakistan’ın güneyindeki tarım alanlarını besliyor.

Sovyetler döneminde Amuderya ve Siriderya’ya yukarı kıyıdaş Kırgızistan ile Tacikistan, topraklarında hidroelektrik santrallerle (HES) ortak enerji sistemiyle tüm bölgeye enerji sağlarken, aşağı kıyıdaş ülkeler nehir sularını tarım arazileri için kullanıyordu.

Ancak Sovyetlerin dağılmasından sonra ortak enerji sistemine son verilmesi ve bölgedeki kuraklık sonucu meydana gelen su sorunu ülkeler arasındaki ilişkilerde dönem dönem gerilimlerin yaşanmasına sebep oluyor.

Mevcut hidroelektrik enerji potansiyelinin küçük kısmını geliştiren ve özellikle kış aylarında enerji kıtlığı yaşayan Kırgızistan ile Tacikistan’ın, Amuderya ve Sirderya nehirlerinin kıyılarında Rogun ve Kambar Ata gibi HES projelerine başlatması, aşağı kıyıdaş ülkeler karşı çıkıyor.

Özbekistan, büyük HES’lerin bölgenin ekolojisine, ekonomik ve siyasi yapısına ciddi zarar vereceğini ileri sürerek, santrallerin uluslararası komisyonlar tarafından teknik incelemesinin yapılmasını istiyor.

KERİMOV SONRASI..

Uzmanlar, Kerimov’un vefat etmesinden sonra iktidara gelen eski Başbakanı Şevket Mirziyoyev’in, komşularıyla ilişkilerini düzeltmekle su sorununda uzlaşmaya varılabileceğini ileri sürüyor.

Mirziyoyev, cumhurbaşkanı görevindeki ilk ziyaretini mart ayında Türmenistan’a, daha sonra Özbekistan’a yaptı. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev Kazakistan ziyareti kapsamında yaptığı açıklamada, HES projelerinin yapıcı ve uzlaşma temelinde uygulanması gerektiğini ve bu bağlamda Birleşmiş Milletlerin Amuderya ve Siriderya’nın rasyonel ve eşit kullanılmasıyla ilgili uluslararası anlaşmasının imzalanması fikrini desteklediklerini söylemişti.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev de, su kaynaklarının tüm bölgenin mülkiyeti olduğunu, dolayısıyla nehir sularının diğer ülkelere zararı olmayacak şekilde kullanılması gerektiğini belirtmişti

Uzmanlar, 1998’de Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te imzalanan “Siriderya nehir havzasındaki su ve enerji kaynaklarının kullanılması” anlaşmasına etkisiz olduğunu ileri sürüyor.

Anlaşma, tarafların su temini hizmetleri ve bununla ilgili enerji kaynaklarının değişimi için karşılıklı tazminatın ödenmesini öngörüyor.

SU SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE HAREKETLENME BAŞLADI

Cusup Balasağın Kırgız Milli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cumakadır Akeneyev, son 10 yılda Bişkek Anlaşmasına hiçbir ülkenin uymadığını anımsatarak, “Tacikistan, Rogun HES projesinin tamamlanmasında kendisi karar aldı. Tüm tarafların Bişkek anlaşmasına dönmesi gerek. Belge var, ancak kimse ona uymuyor.” İfadelerini kullandı.

Özbekistan’ın eski Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un, Kırgızistan ile Tacikistan’ın HES projelerini kabul etmediğini hatırlatan Akeyenev, “Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in, Kazakistan ziyareti sırasında ilk kez verdiği bölgedeki su ve enerji potansiyelinin etkin kullanılmasında uzlaşmaya varılması mesajı su sorununun çözümünde bir hareketlenme olduğunu gösteriyor.” dedi.

Akeneyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’in de aralık ayında düzenlediği basın toplantıda “Kambar Ata hidroelektrik santrali inşaat projesinde Özbekistan ile işbirliği yapmak bizim için en iyi seçenek.” sözlerini hatırlatarak, bu konuda Özbekistan ile Kırgızistan’ın fikir birliğine varabileceğini ileri sürdü.

Ayrıca Akeneyev, daha önceden tartışılan, ancak sonuca varılamayan Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan arasında kollektif danışma kurulunun oluşturulması konusunun tekrar gündeme getirilmesi gerektiğini ve su sorununun uluslararası kuruluşların ve Rusya’nın hakemliğinde değil, ülkelerin kendi aralarında çözmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

ÖZBEKİSTAN’IN TAVRI YUMUŞADI

Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdür Yardımcısı Sanat Kuşkumbayev, Özbekistan’ın yeni yönetiminin su sorunu konusunda tavrının yumuşadığını, ancak büyük HES projelerinde hala endişeli olduğunu dile getirdi.

Mirziyoyev’in mesajlarında, su paylaşımında diyalog ve görüşmelerle karşılıklı olarak kabul edilebilir çözümleri aramaya hazır olduğuna işaret edildiğini belirten Kuşkumbayev, şöyle konuştu:

“Özbekistan, çıkarları doğrultusunda komşu ülkelerin hidroelektrik projelerinde yer almaya hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Kırgızistan’daki Kambar Ata veya Tacikistan’daki Rogun gibi büyük hidroelektrik projelere katılacağını düşünmüyorum. Daha küçük projelere katılabilir ve bu olsa da bunun yakın bir gelecekte olacağını zannetmiyorum.”

Kuşkumbayev, bölgedeki su ve enerji paylaşımını öngören Bişkek anlaşmasının etkinliğinin daha çok Özbekistan ile Tacikistan’ın siyasi iradesine bağlı olduğunu kaydederek, ülkelerin bir araya gelerek niyetlerini açık belirtmenin yanı sıra kontrol mekanizmalarını geliştirmeleri gerektiğini savundu.

Ayrıca Kuşkumbayev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in komşu ülke ilişkilerini düzeltmesiyle su sorunun çözümünde siyasi bariyerlerin ortadan kalktığını, şimdi de karşılıklı çıkarların hesaplanması gerektiğini söyledi.

Dünya Bülteni.

Yorum Yapın