Kazakistan ve Kırgızistan’ın Latin harfe dönüşü
6 Mayıs 2017  //  By:   //  Uncategorized  //  No Comment   //   50 Okunma

Moskova Kazakistan ve Kırgızistan’ın Kiril harflerini bırakma kararını hoş karşılamadı

06.05.2017

Kazakistan ve Kırgızistan’ın Moskova’nın dayattığı Kiril harflerinden vazgeçerek kendilerini Türk dünyasına ve uluslararası topluluğa bağlayacak Latin alfabesine yönelmesi Rusya tarafından hoş karşılanmadı.

Birçok yorumcu bu adımı Rus dünyasına yönelik bir saldırı olarak algılıyor. Moskova’nın eski Sovyet coğrafyası üzerindeki çıkarlarının tehdit altında olduğu söyleniyor. Moskova’yı her açıdan zayıflatmak istedikleri söylenen Türkiye’nin ve Batılı istihbarat kurumlarının parmağı olduğu iddia ediliyor.

Kazakistan devlet başkanı Nursultan Nazarbayev konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu yorumcular her zamanki gibi tarihlerinden haberdar değiller. Yirmili ve otuzlu yıllarda Türk halkların Latin harflerine geçmelerini savunan Moskova’nın kendisiydi. Benzer şekilde – Bolşevik liderlik içinde – Rus halkını da Latin alfabesine geçirme planları vardı.” dedi.

Bu gerçeği hatırlatan Moskovalı portal Newsland.com tepki çekti. Tepki gösterenler bu planları hatırlamak istemiyor veya Stalin tarafından iptal edilmiş olmalarından mutluluk duyuyorlardı.

cherkessia.net’de yer alan Paul A. Goble imzalı makalede, yirmili yılların sonundan ve otuzlu yılların başından belgeler sunan portal şu gözlemi yaptığı belirtildi: “Son birkaç gün içinde Kazak ve Kırgız alfabelerinin Latin harflerine geçiş kararı üzerine kışkırtmalar başlamıştı. Oysa 1930’lu yıllarda Rusça yazı sisteminin de Latin alfabesine geçmesi düşünülmüştü.”

Rusya SFSC Aydınlanma Halk Komiserliği Kasım 1929’da imla komisyonu bünyesinde bir alt-birim görevlendirdi. Alt-birim “Rus alfabesinin Latinceleşmesi” üzerine çalışacaktı.

Grubu tanınmış dil bilimci Nikolay Yakovlev’in görüşleri yönlendiriyordu. Yakovlev’in on tezi şimdi Orta Asya’da savunulan argümanları hatırlatıyordu.

Paul A. Goble’e göre Yakovlev’in on tezi şuydu:

1. “Her sistem yazma tekniği olmanın ötesinde bir ideolojinin taşıyıcısıdır. Alfabeler toplumların ve onları yaratan sınıfların ideolojilerini yansıtırlar.”

2. “Rus alfabesi tarihsel olarak devlet baskısının, misyonerlik propagandasının ve Büyük Rus şovenizminin – özellikle ulusal azınlıklara yönelik – aracıdır.”

3. “1917 sonrasındaki kısmen ıslah edilmiş olmasına rağmen Rus alfabesi hala Büyük Rus ulusal-burjuva ideolojisinin alfabesidir.”

4. “Latin alfabesi uluslararası bir alfabeye dönüşmüş olup kültür devriminin sloganlarından biri olma işlevini görebilir.”

5. “Rus alfabesinin Latinceleşmesi SSCB’nin kültürel inşası sorunu olup sosyalist toplumun alfabesi olarak görülmelidir.”

6. “Rus alfabesi diğer ulusal alfabeler gibi (Yahudi, Gürcü, Ermeni vd.) Birlik içindeki milliyetler ve bu milliyetlerle uluslararası topluluk arasında dilsel ve kültürel iletişime yarar.”

7. “Mevcut Rus alfabesi sosyalist kuruculuğa ideolojik olarak yabancı olmanın dışında hem diğer ulusal alfabelerin hem de – Belarus, Ukrayna, Doğu Fin dilleri gibi – Kiril harfleriyle yazılan alfabelerin Latinceleşmesi önündeki en büyük engeldir.”

8. “Rus alfabesi hem grafik hem imla yönünden – ıslahattan sonra bile – devrim öncesi yazım sisteminin sorunlarını barındırır.”

9. “Latin harfleri – Kiril alfabesine nazaran – çağdaş basım teknolojine, okuma ve yazma tekniklerine daha yakındır.” Latinceye geçiş beraberinde çok sayıda avantajı getirecektir. Bunlar arasında basım masraflarında yüzde on ila on beş oranında tasarruf vardır.

10. “Dolayısıyla Latin harflerine geçişe ilişkin teknik ve iktisadi zorluklar abartılmamalıdır.”

Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel

Dünya Bülteni

About the Author :

Yorum Yapın